29 Nisan 2013 Pazartesi

Blog Mezarlığı

Sanki eskiden bloglar daha bir popülerdi yada bana mı öyle geliyor?Popüler blog yazarları,kitleleri peşinden sürükleyen bloglardan da ses çıkmıyor.Tabi atı alan üsküdarı geçti misali.Bu işten para kazanıp koy götüne blog aleminin diye düşünüp o her ay en az 2-3 yazı yazanlar şimdilerde 2-3 ayda bir yazıya düştüler.O da unutulmayalım diye.Yoksa çokta salladıklarını sanmam.Şimdiler de kimse doğru düzgün yazmıyor.Meydan bize kaldı.Sonuçta bize blog nobel ödülü vermeyecekler ama olsun yine de arada birde olsa yazmak lazım.Biliyorum ki gelen yorumlar blog yazarları için motive edici.Peki popüler blog yazarları neyi yazdı?Kimisi hayatını kimiside hikayelerini.cmylmz'ında dediği gibi kaynak kıç.Eyvallah.Tabi insanlar sıradan hayatlar yada hikayelerle çok ilgili değiller.Daha çok aşk, seks ve komik olayları anlatan konular ilgi görüyor.Belki kendi yapamadıklarını başkalarının yapmış olmasından mı haz duyuyorlar bilmiyorum fakat gerçek bu.Çünkü okuyucuların büyük bir kısmı için o anlatılanlar sanki amerikan dizilerindeki hayatlar gibi  görünüyor yani ulaşılması zor.Zaten yazanlarında gerçekten yaşadıklarını yazdıkları meçhul.Hiç düşündün mü belki adam veya kadın 100 kg, sosyal hayat sıfır,adam yakışıklı değil,kadında ise güzellik desen arada bulasın ama yazılarında kulüplerden çıkmayan kazanova yada hergün gömlek değiştirir gibi kadın değiştiren aşk böceği,kadınsa ömrü hayatında belki erkek olarak bildiği babası,amcaoğulları ve teyzesinin kocası varken,yazılarında hergün başka ortamlarda yeni maceralara yelken açan,o yatak senin bu yatak benim gezen kleopatra misali.Bu arada bütün bu aşk maceralarını yazan aşk çocuklarının bir elinde klavye diğer elinde ise 3 kişiyi doyurabilecek büyüklükte bir sandviç olduğunu düşünün.Adama sormazlar mı sen o koltuktan kalkıp salona gitmeye üşenirken hangi ara bara gittinde oradan iki hatun kaldırıp grup yaptın?Belki ömürlerinde kız yada erkek arkadaş görmemişler ama yazılanlar öyle söylemiyor.İnsanların fiziksel görünümleriyle bir sorunum yok yanlış anlaşılmasın her insan evladıyla arkadaş olabilirim fakat çok uçuyor bazıları abi:-)

23 Nisan 2013 Salı

Ben yazı çok özledim

     Ben oldum olası yaz mevsimini seven biriyimdir.Birkaç yıldır yaz gecikmeli geliyor.Bir bakıyorsun güneş var için ısınıyor;akşama doğru başlayan yağmurla dumur oluyorsun.Harbiden ne oluyor bu dünyaya?Bu küresel ısınma dalgasına artık mevsimlerdende birşey anlamaz olduk.İnsanoğlu her konuda birbirine muhalefetken,dünyayı kirletme ve mahvetme konusunda tam bir koalisyon içinde.Birşeyler yapmaya çalışan insanlar var tabiki fakat dünyanın büyük devletlerine laf geçirmek kolay değil.Sanayinin gelişimiyle birlikte 100 senede dünyanın içine ettik.Bakalım bir 100 sene daha gidermi bu dünya.Gitse bile ilerde çocuklarımıza mevsimleri mitolojiden bahsedermiş gibi anlatacağız.Şu yaz bir gelsede denize gitsek,güneşlensek ,karpuz yesek.Yaz mevsimi gel artık.

Sonraki Blog Muhabbeti

Bir süredir canım fena halde iyi ve başarılı blog yazarları bulup okumak istiyor gel gör ki nereden bulacağımı bilmiyorum..Blogger bizleri düşünüp sağolsun sayfanın sol üst tarafına koyduğu sonraki blog  seçeneği ile hayatımızı kolaylaştırmak,bizi de bu eziyetten kurtarmak istemiş ama eziyetin kendisine dönüşmüş.Ya birader özenlemi seçteniz bu blogları?Hep aynı ve hep boktan ya.Ulan o kadar zamandır tıklıyorum azimle arıyorum yok birader.Dönüp dolaştırıp aynı boktan blogları gösteriyor.Lan bu işin bir yöntemi varda ben mi bilmiyorum acaba?Aramaları kategorilere ayırıp istediğini bulmanın bir yolu yokmu?Varsa bilen söylesin.Artık şüphelenmeye başladım blogger bu sayfası gösterilenlerden paramı alıyor acaba?Hayrına birkaç tane iyi blog koyun oraya da okuyalım aq.Zaten beğendiğime yorum yazıyorum.Bloguna güvenen yazsın söz okuyacağım.Hadi göreyim sizi.

15 Nisan 2013 Pazartesi

BÜYÜYÜNCE NE OLACAKSIN?İŞSİZ

Meslek seçimi çocukluk yıllarının favori sorularından biridir.Hayatınızda en az birkere bu soruyla karşılaşmışsınızdır. Büyüyünce ne olacaksın?Yok bana kimse bu soruyu sormadı diyorsan senin çevreyi merak ederim ben.Nerede yaşıyorsun aq.Çevrende vahşi bir hayat mı var?Belgrad ormanında mı yaşıyorsun sen?Ne demek bana sormadılar?Birkere de aykırı olma aq uyumlu ol.Bu soruya zengin, fakir hemen hemen herkes muhattap olmuştur.İyi de niye soruyorlar.Önümüzdeki 5-10 yıllık kalkınma planını ona göremi hazırlayacaklar?Üniversitelerde senin okumak istediğin bölümde kontenjanmı arttıracaklar?Hayır.Hiçbiri değil.Sırf taşşak geçmek için soruyorlar.Lan birde okullarda soruyorlar ya.Ne olacak yani ben sana atom mühendisi olacağım dersem.Aferin oğlum.Yarın gel atom enerjisi kurumunda başlamı diyeceksin.Hayır.O zaman niye soruyorsun.Hele birde sen doktor mühendis falan dersen kimbilir içlerinden neler söylecekler.Mesela ali büyüyünce ne olacaksın?Doktor olacağım.Bi siktir git ya.Doktor olacakmış.Senden bir bok olmaz aq.Yeliz sen ne olacaksın?Ne desin yeliz bende hemşire olup aliyle beraber çalışacağım mı desin.Her ne söylersen söyle sonuçta büyüyüp sevmediğin bir iş sahibi olacaksın.Sen duydun mu hiçbir çocuğun ben büyünce taşeron işçi olacağım,nereye sürerlerse oraya gideceğim dediğini.Duymadın.Çalıştığın hergünde ben böyle işin ta aq diyeceksin.O yüzden sana bu soruyu sorup çocukluğunda seni iki dakika için hayal alemine daldırıyorlar.Çünkü ondan sonrası hep karanlık.Ben bu soruya ne cevap verdiğimi hiç hatırlamıyorum.Kimbilir belki ta o zamandan  söyleyeceğim şey bana inandırıcı gelmemiştir.Peki arkadaşlar siz bu soruya ne cevap vermiştiniz ve seçiminizde mutlumusunuz?Haydi birkaç mutlu insan görelim.

14 Haziran 2012 Perşembe

Bir arkadaşa bakıp çıkacağım

Lan neredeyse blogger şifresini unutmuşum.O derece uzak kalmışım blog aleminden.Bu iyimi oldu kötümü bilemiyorum ama sanırım biraz değişiklik fena olmadı.Bunca zaman hayatımda çok şey değişti.Kimisi iyi kimisi kötü.Eski yazdığım yazıları okudum.Hatırladıkça tekrar güldüm.Burada yazdığım şeylerden gerçekten zevk alarak yazdım.Ne yazıkki uzun zamandır yazdıklarım kadar renkli bir hayatım olmadı.Yazacak birşeyler her zaman var.Bunları beğenen yada beğenmeyende istemediğin kadar var.Zaten beğenilme gibi bir derdimde olmadı.Paşa gönlün bilir dedim hep.Sadece vakitsizlikten ve içime sinmeyen birşeyi buraya yazmak istememden dolayı yayınımıza bir süre ara verdik diyelim.Bu arada yaşasın rakı, balık, beyaz peynir.Neyse karabatak gibi arada bir uğrarım ben.

9 Temmuz 2011 Cumartesi

Bu Kızlarda Bir Tuhaflık Var

Dünyanın en güzel kızlarının ukraynadan  çıktığını duymuştum.Artık inanıyorum lan.Rus kızları alınmasınlar sonuçta onlarda slav ırkından ve onlarda çok güzeller.Hatunlar çalıştığım restorana geldiler.Şimdi size nasıl tarif edeyim.Önce salyalarınızı silin:-)Şöyle kaba taslak tarif etmek gerekirse uzun boylu 1.80 civarı,biri sarışın biri siyah uzun saçlı,gayet cürretkar giyinmiş iki dünya güzeli düşünün hadi bakalım bunların yanındaki tipi hayal edebilecekmisiniz.Yanlarındaki elemanı görseniz kızlara acırsınız.Şahsen ben böyle dünyanın adaletini ... şeklinde bir yorumda bulundum.Ya kardeşim anlamıyorum.Bu hatunların böyle bir tiple ne işi olabilir?Bizim türk kızlarının çoğu yüzünü çevirip bakmaz.O kadar yani.Bu gördüğüm ne ilk nede sondu.Harbiden bu kızların ne derdi varda böyle tiplerle takılıyorlar.Birde eleman o boktan ingilizcesiyle hatunlardan birine yazmaya çalışması vardı ki neredeyse harakiri yapacaktım.Lan sus haddini bil falan:-)Harbiden bu dünyanın adaleti yok.

5 Şubat 2011 Cumartesi

Avrupa'da Türkler Ne Kadar Güvenilir

Londra'da dil okuluna giderken aynı zamanda bir kıbrıslı bir türkün restoranında çalışıyordum.Ben şanslıydım çünkü bu adam iyi para veriyordu.Birkaç ay burada çalıştıktan sonra bir ingiliz catering firmasında çalışmaya başladım.Burada da şansıma hep iyi insanlara denk geldim.
Çevremdeki birçok türk arkadaş çalıştıkları yerlerden memnun değildi.Sürekli şikayet ediyorlardı.İngiltereye daha önceden gelip yerleşen türklerin yanında çalışıyorlardı.Günde 12 saat çalıştırıp 30-35 pound civarı bir para ödüyorlardı.O zamanlar saat ücreti en az 5-6 pound olduğunu söylemek isterim.Neden böyle?Çünkü ingiltereye öğrenci statüsünde gelenlere yasal olarak verilen  haftalık çalışma saati 20'di.Şimdilerde 10 saate indirme durumları vardı.Ne oldu bilmiyorum.İşyeri sahibi olan türkler onların 20 saatten fazla çalışmasına göz yumuyor.Aynı zamanda saatlerce  çalıştırıp az para ödüyorlar.Eğer ingilizce bilmiyorsan ingiliz iş yerlerinde çalışman zor.Dolayısıyla bu hemşerilerimizin kucağına düşüyorsun.Başka milletlerden insanların oradaki dayanışmasınıda gördüm.Adamlar sanki akrabası gibi kolluyorlardı birbirlerini.
Maalesef bizim türklerin genelinde bu özellik yok.En azından birçoğunda ben görmedim.İngilizlerle çalışırsanız size yasal olarak hakkınız neyse onu verir.Pislik çıkaranlar maalesef bizimkiler ve diğer yabancılar.Araplar ve pakistanlılarda bizden aşşağı değiller.Ayrıca  türkiyeden öğrenci olarak gelenler içindede bir ayrılık söz konusu.Kısacası kimse kimseyi beğenmiyor.Bunun yanı sıra çok güzel insalarlada tanıştım.Birkaç yerde insanların türkiyeden bir şekilde avrupaya kapağı atma hesaplarını okudum.Eğer yasal olarak oturumunuz yoksa kaçak yaşamak çok zor arkadaşlar.Bir dost...