4 Eylül 2010 Cumartesi

İngiltere: Dilokulunda İngilizce Öğrenmek

     İngiltere beni kara bulutlarla karşılamıştı.Londra`da yılın büyük bir bölümünde, güneş görmeniz neredeyse imkansız.Hele birde güneş yüzünü gösterirse ingilizler sevindirik oluyor,parklar plaja dönüyor.Bikinisini giyen parka koşuyor.Bu şehrin en ücra bölgelerinde bile öyle büyük parklar varki ali samiyen stadı kadar alanı var desem abartmış olmam.
İngilizler şehri kurarken herşeyi planlamışlar.Yüzyıllar öncesinden yapılan  bu planların sonucunda şehir çok derli toplu.Güneş görmemek beni psikolojik olarak etkiliyordu.
Aslında yalnız değildim.Güney ülkelerinden gelen insanlar için çok alışılmadık bir durumdu.Her sabah kalktığımda güneş görmek umuduyla kalkıp göremeyince küfürü basıyordum.İngilizce dil kursunu türkiye`deyken ayarlamıştım.İngilizce öğrenmek için dilokuluna gitmek isteyen arkadaşlar varsa bu yazımı iyi okusun.Daha öncede söylediğim gibi dilokulları konusunda tercih yapabilecek durumda degildim.
En ucuz olanlar arasından arkadaşlarımında tavsiyesiyle malvern house adlı dilokuluna kayıt oldum.İngiltere'de şöyle bir durum var arkadaşlar.Sadece londra'da yüzlerce belkide binlerce türk öğrenci var.Dilokullarının hemen hemen hepsinde türk vardır.
Bundan kaçış neredeyse yok.Özellikle ucuz dil okullarında türklerden koloni kurabilirsin.
Eğer paran varsa pahalı dilokullarından birine gidip türk ortamından bir nebze uzak kalabilirsin.Kendine şu soruyu sormalısın;neden  buradayım?
Eger okul ortamında türk arkadaşlarınla takılırsan türkçeni geliştirmekten başka birsey yapmazsın.Bu şartlar altında kursa başladım.Daha sınıfa girer girmez elemanın biri hoşgeldin birader dedi.Haliyle bende hoşbulduk birader dedim.Biz türklerin birbirini tanıması için
kafa kağıdını görmesine gerek yok.Adam hemen tanıdı.Neyseki sınıfta 3-4 türk vardı.Muhatap olduğum yanlızca selam veren arkadaştı.Diğerleri kızdı.Bilirsiniz türk kızlarını biraz nasıl desem zor olurlar.Bunun sadece görüntüde olduğuna inanıyorum.
Yoksa onlarda ister gideyim şap diye öpeyim:-)Benimde huyumdur kasıntı hatunlara ayar olurum.
Biz muhattap olmadık.Neyse sonuçta kendileri muhabbete geldiler.Anlamadıgım birşey var.Bu kızlar türk erkeklerine pislikmiş gibi davranıp sonra gidip yabancılarla fingirdiyorlar.Bu söylediklerim herkes için geçerli değil tabi.İyi aile kızı dediğimiz sınıftanda kızlar var.Bakın birşeyi kabul ediyorum.Biz erkeklerin arasında kızlarla nasıl konuşulması ve kızlara nasıl davranılması gerektiğini bilmeyen çok kişi var.Fakat hepimizi aynı sınıfa sokmayın.Sana her selam veren erkek potansiyel tecavüzcü değil.Neyse ders arasında okulun kantinine indik.Aman allahım!Ben ingilterede değilim galiba.Her taraftan türkçe sohbetler yükseliyor.Sohbet konularıda önlerinden geçen hatunların fiziki yapılarıyla   ilgili:-)Anatomi sever bir milletiz.Neyseki kızlar yabancı,bizim baltaların ne konuştuğunu anlamıyorlar.Aslında bu ortamdan kendimi soyutlamak istedim fakat ne mümkün.Zincirleme reaksiyon abicim bir kişi tanıman demek dalga etkisiyle bütün türk cemaatini tanıman demek.Arkadaşın arkadaşı derken bir bakmışım bütün okuldaki türkleri tanıyorum.Birde yeni kayıt olmaya  gelmiş ingilizce bilmeyen arkadaşların kayıtlarınada yardım edince bizim türkçe bayağı bir gelişti.ingilterede dilokullarının genelinde durum bu.Beklentilerinizi düşük tutmakta fayda var.Bu okulun uyuz olduğum diğer bir yönüde adamlar 2-3 ayda bir hocalarımızı değiştiriyorlardı.Lan bırak işte!Zaten zor alışmışım birine şimdi yenisine alışana kadar kurs bitecek.Dilokulu seçerken herşeyi ince eleyip sık dokuyun arkadaşlar.Yazılacak çok şey var ama şimdilik bu kadar.

Hiç yorum yok: