15 Ekim 2010 Cuma

Ben:En İyi Arkadas

    Büyük şehirde büyümenin bazı avantajları olduğunu düşünüyorum.Mesela daha gözü açık oluyorsun.Saf ve temiz anadolu çocuğu havasından eser kalmıyor.Bence normal.O kadar çok
çakalın arasında büyüyüp, binbir türlü üçkağıdı gördükten sonra tabiki  herkese ve herşeye
karşı daha önyargılı oluyorsun.Ne iş lan?Acaba bu işin altında bir dümen mi var? tarzı düşünceler hep aklının bir yerinde kalıyor.
Böyle bir ortamda arkadaş seçimlerinde haliyle daha seçici oluyorsun.En iyi arkadaş kavramında,ön yargılardan uzak olan tek grup sanırım çocukluk arkadaşlarındır.Beraber büyüdüğün,aynı mahallede yaşadığın,aynı okullara gittiğin arkadaşların  dışardan daha sonra edindiğin arkadaşlarına göre daha avantajlıdır.Bu durum tabi ki herkes için  geçerli değil.Yıllar yılı en iyi arkadaş sınıfına koyacağın birini bulamayabilirsin.Mahallenin bütün çocukları senin için sadece arkadaştır.Belki yıllar sonra hiç ummadığın biryerde iyi bir arkadaş bulabilirsin.Eğer bütün hayatın boyunca birini bulamadıysan belki sende bir anormallik vardır.Her insanın hayatında zor dönemleri olur.Çevresinde dertlerini yada hayallerini anlatabileceği birilerini ister.Umarım herkes böyle birilerini bulmuştur.
    İnsanlar çeşit çeşittir.Herşeyi herkese anlatamazsınız.Neyse ki benim hayatımda gerçekten arkadaş diyebileceğim birden fazla insan oldu.Hepsi de  değişik karakterlerde, iyi kalpli,dürüst,sır tutmayı bilen ve arkadaşı için herşeyi yapabilecek insanlardı.Bütün bu özellikleri bir arada bulunduran birilerini bulmak zor.Mesela herkes sır tutmayı bilmiyor.
Bunlar içinde hangisi sır tutmayı biliyorsa onunla dertleşiyordum.Diğer özellikler hepsinde vardı.Ben arkadaşlığa çok değer veren biriyim.Bunun sonucunda inanıyorum ki böyle arkadaşlarım oldu.
Hayatın şu an beni getirdiği noktada artık çevremde iyi arkadaş diyebileceğim kimse yok.Hepsini ülkemle beraber ardımda bıraktım.İşte böyle arada sırada blogda birşeyler yazıyorum da avunuyorum.Siz elinizdekilerin kıymetini bilin.Aynı zamanda çevrenizdeki kurtlara ve çakallarada dikkat edin.
 
   Aristo demiş ki:Gerçek bir arkadaş,iki gövdede yaşayan tek bir ruhtur.

8 Ekim 2010 Cuma

Sadece Mutlu Ol

  Dün ne yağmur yağdı be kardeşim.Dünya suya doydu.Boğuluyordum be aq.Şaka yaptım lo.Bu sıralar pek keyfim yok.Hayatımın akış yönünü değiştiremiyorum.Sadece peşinden sürükleniyorum.Neyse,şu an için yapacak birşey yok.
Başka insanların mutlu olması benide mutlu eder.Özellikle o insanlar kendilerini yalnız ve çaresiz hisseden kişilerse.Onların üzüldüğü şeylere bende üzülürüm.Bu dünyada olabildiğince mutlu olmaya bakacaksın.Çünkü hayat gerçekten kısa.Her anı değerlendirmemiz gerek.Boktan şeylere üzülerek vakit harcamamalıyız.Özellikle kadın erkek ilişkileri hakkında...Sanırım biz erkekler bu konuda daha acımasızız yada duyarsızız mı demeliydim.
Lise yıllarımda bir sınıf arkadaşım vardı.Bu arkadaş benden yakışıklı olmasın,bayağı karizmatik bir arkadaştı.
O sıralar nasıl olduysa ben sınıf başkanıyım yardımcımda çok sağlam bir hatun.O yıllarda şimdi aptalca olduğunu düşündüğüm bir prensibim vardı.Kendi sınıfımdan olan kızlara yazmıyordum.Başka sınıflardaki ve
okul dışından kızlar ilgi alanımdı.Neyse hikayemize dönelim.Bu bizim mr karizma sen git benim başkan yardımcısı olan hatuna tak kafayı.Lan oğlum dedim.Bu kızla çıkarsın sonra ayrılırsın.Bilirsin bu ayrılık hikayeleri iyi sonuçlanmaz.Bu sefer arkadaşlığınız da biter.Değmez dedim.Yapma.Yok birader.Ben ondan
hoşlanıyorumda cart da curt da şeklinde birkaç bilindik repliği sıraladı bana.İyi dedim birader.Sen bilirsin.Bu arkadaş aynı zamanda kazanovagillerden olduğu için,sonucu tahmin etmek zor olmadı.
Neyse bunlar çıkmaya başladı.Ben diyeyim 3 hafta sende 1 ay herşey iyi güzel.Birgün bu arkadaşla takıldığımız mekanlardan birine gittik.Hatun orada arkadaşlarıyla oturuyor.Bizim elemana istersen git seninkinin yanına ben başımın çaresine bakarım dedim.Bitti o iş dedi.Ben sana demedimmi diyeceğimi bildiği için benden saklıyormuş.Neden diye sorduğumda soğudum dedi:-)Biz erkekler acaip hızlı ısınıp acaip hızlı soğuruz.Doğuştan gelen bir özellik.Bu ikisi  çıkmadan önce gayet muhabbet sohbet tiplerdi.İlişki bittikten sonra birbirlerinin yüzünü dahi görmek istemiyorlardı.Sonuçta ortamı bok ettiler.
Bu durum uzunca bir süre devam etti.Sonradan tekrar konuşmaya başladılar fakat eski samimiyetten eser yoktu.Neyse bu duruma düşmek istemeyen arkadaşlar bunları yapmasın.Diğer yandan mr kazanovayı takdir ediyorum.Eleman en azından şansını denedi ve süper bir hatunu götürdü.Ben ne yaptım?Prensiplerimle başbaşa kaldım.Neyse bu prensip olayı çokta sürmedi zaten.O zamanlar bu anlattığım şeyleri çok takıyordum.Şimdi olsa bırak sınıfı;benimle aynı otobüse binse yazarım.