9 Temmuz 2011 Cumartesi

Bu Kızlarda Bir Tuhaflık Var

Dünyanın en güzel kızlarının ukraynadan  çıktığını duymuştum.Artık inanıyorum lan.Rus kızları alınmasınlar sonuçta onlarda slav ırkından ve onlarda çok güzeller.Hatunlar çalıştığım restorana geldiler.Şimdi size nasıl tarif edeyim.Önce salyalarınızı silin:-)Şöyle kaba taslak tarif etmek gerekirse uzun boylu 1.80 civarı,biri sarışın biri siyah uzun saçlı,gayet cürretkar giyinmiş iki dünya güzeli düşünün hadi bakalım bunların yanındaki tipi hayal edebilecekmisiniz.Yanlarındaki elemanı görseniz kızlara acırsınız.Şahsen ben böyle dünyanın adaletini ... şeklinde bir yorumda bulundum.Ya kardeşim anlamıyorum.Bu hatunların böyle bir tiple ne işi olabilir?Bizim türk kızlarının çoğu yüzünü çevirip bakmaz.O kadar yani.Bu gördüğüm ne ilk nede sondu.Harbiden bu kızların ne derdi varda böyle tiplerle takılıyorlar.Birde eleman o boktan ingilizcesiyle hatunlardan birine yazmaya çalışması vardı ki neredeyse harakiri yapacaktım.Lan sus haddini bil falan:-)Harbiden bu dünyanın adaleti yok.

5 Şubat 2011 Cumartesi

Avrupa'da Türkler Ne Kadar Güvenilir

Londra'da dil okuluna giderken aynı zamanda bir kıbrıslı bir türkün restoranında çalışıyordum.Ben şanslıydım çünkü bu adam iyi para veriyordu.Birkaç ay burada çalıştıktan sonra bir ingiliz catering firmasında çalışmaya başladım.Burada da şansıma hep iyi insanlara denk geldim.
Çevremdeki birçok türk arkadaş çalıştıkları yerlerden memnun değildi.Sürekli şikayet ediyorlardı.İngiltereye daha önceden gelip yerleşen türklerin yanında çalışıyorlardı.Günde 12 saat çalıştırıp 30-35 pound civarı bir para ödüyorlardı.O zamanlar saat ücreti en az 5-6 pound olduğunu söylemek isterim.Neden böyle?Çünkü ingiltereye öğrenci statüsünde gelenlere yasal olarak verilen  haftalık çalışma saati 20'di.Şimdilerde 10 saate indirme durumları vardı.Ne oldu bilmiyorum.İşyeri sahibi olan türkler onların 20 saatten fazla çalışmasına göz yumuyor.Aynı zamanda saatlerce  çalıştırıp az para ödüyorlar.Eğer ingilizce bilmiyorsan ingiliz iş yerlerinde çalışman zor.Dolayısıyla bu hemşerilerimizin kucağına düşüyorsun.Başka milletlerden insanların oradaki dayanışmasınıda gördüm.Adamlar sanki akrabası gibi kolluyorlardı birbirlerini.
Maalesef bizim türklerin genelinde bu özellik yok.En azından birçoğunda ben görmedim.İngilizlerle çalışırsanız size yasal olarak hakkınız neyse onu verir.Pislik çıkaranlar maalesef bizimkiler ve diğer yabancılar.Araplar ve pakistanlılarda bizden aşşağı değiller.Ayrıca  türkiyeden öğrenci olarak gelenler içindede bir ayrılık söz konusu.Kısacası kimse kimseyi beğenmiyor.Bunun yanı sıra çok güzel insalarlada tanıştım.Birkaç yerde insanların türkiyeden bir şekilde avrupaya kapağı atma hesaplarını okudum.Eğer yasal olarak oturumunuz yoksa kaçak yaşamak çok zor arkadaşlar.Bir dost...

12 Ocak 2011 Çarşamba

ÖSEYEME Anıları

Yıllar oldu bu kelimelerden uzaklaşalı.Üniversite sınavı ve ÖSYM .Benimde bu kurumla ilgili birkaç anım oldu.Üniversite okumak isteyen her insan evladının karşısına duvar gibi dikilir bu kurum.Kaçarı yok.Önce bir başvuru formu doldurtup
yolma işlemine başlarlar.O zamanlar kaç para istiyorlardı hatırlamıyorum.Diyelim iyi bir puan alıp barajı geçtin,tercih için yine para bayılacaksın.Neyse benim anlatmak istediğim budeğildi.O zamanlar istanbulun anadolu yakasında pendik-kartal civarında yaşıyordum.Başvuru formunu doldurup parayıda bayıldıktan sonra
sınava gireceğim okulu beklemeye başladım.Başvuru formunda sınava gireceğim yer sorusuna bütün şıkları anadolu yakası olarak işaretledim.Beklenen gün geldi.ÖSYM zarfını heyecanla açtığımda o heyecan bir şoka dönüştü.Bu dingiller sanki ben oraya avrupa yakasını işaretlemişim gibi beni sınav için istanbulun avcılar semtine göndermişler.Ulan hayatımda avcılara gitmemiştim bunlar sayesinde orayada gitmiş oldum.İstanbulda yaşayanlar kartal-avcılar arasının ne kadar uzak olduğunu bilirler.İstanbulun bir ucundan diğer ucuna gitmek gibi.Neyse sabahın erken saatinde yola çıktık sınava girdim.Sonuçmu?Dedim ya avcılar gezisi diye.